Kendisi ortaokul- lise yıllarımda sıra arkadaşım, üniversitede ev arkadaşımdı..
Şimdilerdeyse Yeldanın evi isimli bloğuyla blog dünyasında da yanımda..
Bu günlerde bir çekiliş düzenliyor, katılmak isteyenler için bir tık ötede..
Hepinize bol şans..
9.01.2011
By Hande
7.01.2011
By Hande
13.12.2010
By Hande
17.11.2010
By Hande
Malum biz Eskişehir'li olduğumuz için çibörek severiz..
Aslında çok da tercih etmediğimiz halde eve yakın diye Eskişehir Çibörek Evi'nin Hasan Polatkan'daki şubesine gidelim dedik.
Gitmez olaydık..Hayatımda böyle kötü bir işletme anlayışı görmedim..Önce saat henüz 17:30 olduğu halde servis kapandı,yiyecek birşey kalmadı dediler ..Biz tam dönüp arabaya giderken bir garson arkamızdan gelip pardon yanlışlık olmuş dedi..Bizi tekrar geri çağırdı..Neyse tekrar masaya oturunca başka bir garson gelip servis kapandı dedi..
Tam kamera şakası herhalde derken başka biri gelip menüyü uzattı..Sorduk herhalde menünün çoğu yoktur dedik, adam hepsi mevcut dedi..İyice şaşırdık, çünkü ilk girdiğimizde yiyecek birşey kalmadı diyen de bu adamcağızdı..
Neyse hadi bir tuvalete gideyim dedim..Tuvaleti temizliyoruz, şu an girmezsiniz dediler..
Kızımı oyun alanına götürdüm , iki çocuk 10-12 yaşlarında oyun oynuyordu..Ben de kızımı aynı yere sokarken adamın biri gelip buraya ayakkabıyla giremezsiniz dedi..Peki niye diğer iki çocuk girmiş dedim..Adam ama yetişkinler giremez dedi..Sanki 10-12 yaşındaki çocukların ayaklarında mikrop olmuyor da sadece yetişkinlerin ayaklarında oluyor, böyle saçma bir zihniyet..
Bir kural varsa herkese uygulanmalı diye düşünüyorum ..Neyse zaten bir restaurantta olabilecek her türlü saçmalık burada mevcut olduğu için normal buldum..Hazır adamı yetkili biri sanıp geldiğimizden beri olanları anlatayım dedim..Özür dileyeceği yerde bugün çok yoğundu, garson yetişmiyor ne yapalım gibi saçma şeyler söyleyip durdu..Yahu efendi siz buradan para kazanıyorsunuz nasıl bir işletme ki gelen müşteriden bıkmış..
Bunun üzerine daha fazla burada kalmamak gerektiğini düşünüp,kalktık başka bir yere gittik..
İyi ki de öyle yapmışız, Şömine Kebap aynı cadde üzerinde yeni bir yer açmış..Gider gitmez mama sandalyemiz geldi, servis, yemekler, tatlı hepsi birbirinden başarılıydı..Yemek sonunda garsonumuz kızıma balon bile getirdi..İşte işletmecilik böyle yapılır dedik..Eskişehir'e hele de Hasan Polatkan'a yolunuz düşerse sizlere de kesinlikle Şömine Kebap'ı öneririm..
7.10.2010
By Hande

25.08.2010
By Hande
Yahu yaz başından beri bir sokakta çalışma olur mu?
Gerçekten belediyeyi açıp tebrik etmek lazım..
Yani her gün kazacak yeni birşeyler buluyor bu adamlar..
Üstelik hiç bir sıra izlenmiyor..
Mesela önce kaldırımları yaptılar..
Sonra yolu sağlı,sollu kazdılar..
En son bugün sokağı ortasında bir yeri kazıyorlardı ,pes dedim..
Diyeceksiniz ee ne var bunda?
Efendim daha yapılalı iki ay bile olmayan kaldırımlar harap oldu,kenarlara konulan ,arabalar park etmesin diye konulan babalar kırıldı..Tüm kaldırım delik deşik..
Bari önce sokağı kırıp,en son kaldırımları yapsaydınız..
Bütün uğraşlar boşa gitti..
İnsanın canı acıyor,o kadar harcanan paraya,sonuçta hepimizin vergileriyle yapılıyor bunlar..
Bir de bir sürü emek harcanıyor,şimdi hepsi boşa gitti.
Daha asfalt dökülmesi beklenecek..
Balkonun kapısını açmaya korkar olduk,eve bir toz bulutu girmesin diye..
Ki ağustos ayında çok da kapalı kalamıyor tahmin edersiniz ki..
Şimdi bunları okuyunca merak ettiniz değil mi nerede oturuyor bu kadın diye?
Ben olsam derim ki herhalde alt yapının yeni yeni gittiği ,dağ başını duman almış bir yerdir..
Yok efendim malesef değil ,öyle olsa ben de kabullenip oturacağım..
Ankara'nın göbeğinde Küçük Esat'ta Başak Sokak'ta oluyor tüm bunlar..
Kısacası belediye'yi kutluyorum bir kez daha,bu kadar sistemli çalıştıkları için,iki aylık kaldırımları kırıp döktükleri için..
Allah beterinden korusun ne diyeyim..
22.07.2010
By Hande
Düzgün bir bakıcı bulmak ne zormuş..
İlk konuşmada iyi gibi duran insanların çocuklarının uyuşturucu kullandıklarını öğrendim mesela...
Ya da siz bebeği uyutmaya çalışırken içeride o da uyuyan bakıcılar ...
Verin ben çocuğu aşağıya bahçeye indireyim canı sıkıldı diyip,aslında kendine sigara molası ayarlayanlar...
Ya da ufak ufak evden birşeyler aşıranlar..Hem de hiç aklınıza hayalinize gelmeyecek,neden sonra ortaya çıkacak şeyler..
Evde yapılabilecek bir dolu ev işi varken,siz dışarıdasınız diye,yan gelip kitap okuyanlar,ev telefonundan arkadaşlarını arayıp sohbet edenler..
Çok iyi referansları var diyip aldığınız kişinin aslında ,her yerde ancak bir ay çalışabildiğini öğrenmek ve hatta kendi çocuğunun bile hala çalışıyor olduğunu duyunca şaşırması.
Başta ben çok titizim evi iki günde bir elektrikli süpürgeyle silerim diyen birinin günlerce temizlik yapmaması ve yine yan gelip yatması..
Bebek arabasının tekerlerine suç bulması bir garip diye,bebek arabasını sürerken bile öfleyip püflemesi,sanki bu çok zor bir işmiş gibi...
Baştan geleceği saati bildiği halde işe 10:00da gelmesi ve bunu normal görmesi..
Acaba benim beklentim mi yüksek bu bakıcılardan yoksa hepsi de aynı ben boşa mı arıyorum daha iyisini?
Bu gidişle ben işe zor başlarım ya hayırlısı....
2010 Your Website| All Rights Reserved| Free Website Template by CSSHeaven | Blogger Template by Blogger Template Place & Supported by Blogger Tutorial